Özcanlar Köfte

1950'lerde küçük lokantalarda yöreye has tekniklerle hazırlanan Tekirdağ Köftesi'nin ünü tüm ülkeye yayılır ve şehrin adı adeta köfte ile anılmaya başlar. 1953 yılında sektöre adım atan aileden köfteci iki usta, İsmail ve Arif Özcan kardeşler bu şöhrete önemli katkı sağlamıştır.

İki kardeşin kurduğu Özcanlar, severek ve özenerek hazırladıkları köfteleri ile kısa sürede haklı bir şöhrete kavuşur. Özellikle şehir dışından gelen müdavimlerin tüm ısrarlarına rağmen şube açmayı uzun süre düşünmezler.

Önceliği daima lezzet standardını korumak olan Özcanlar ailesinin ikinci nesli aynı düsturu koruyarak bunu başarır. Talep değil üretim arttıkça büyüyecek bir iş planı oluştururlar. Her bir adımda aile büyüklerinin onayını alarak kapasite artırımı ve altyapının oluşturulmasının ardından 2007 yılında İstanbul Astoria'da açılan 150 kişilik restoran ile Özcanlar İstanbullu müdavimleri ile buluşur. Ardından Maxi şubesi 1000m2'nin üzerinde kapalı alana sahip yeni binalarına, Tekirdağ Liman’a taşınarak Sahil Şubesi açılır. 2010 yılında 500 kişilik Tekirdağ Beyazköy Şubesi hizmete girer.

2013 Nisan’da Selçuklu mimarisinden esinlenen tarzı, 1200m2 kapalı, 1200m2 açık alanı, muhteşem bahçesi ve terasıyla Çorlu restoranı hizmete girer. 2016 yılında ise Ümraniye Küçüksu Caddesi'nde Türk Telekom'un hemen karşısındaki 4 katlı, 650 konuk kapasiteli yeni şubesi ile İstanbul Anadolu Yakasındaki müdavimleri ile buluşur.

Özcanlar 60. yılını doldurduğunda toplam 2200 kişi kapasiteli 6 adet restoranı, 2 adet et marketi, bunları besleyen 500 büyükbaş kapasiteli besi çiftliği, ISO ve HELALDER belgeli modern üretim tesisi, 1500 dönümü aşkın tarım arazisi ve de her biri çok değerli 300’ü aşkın çalışanı ile Tekirdağ’ın en önemli ekonomik varlıklarından birine dönüşür.

Tekirdağ köftesi ile başlayan üretim macerası; kaşarlı, kasap ve satır köftenin ardından %100 dana eti sucuk, ayran, üzüm suyu, peynir helvası gibi yan ürünlerle devam ederek bir gıda markası olma yolculuğuna dönüşür. Özellikle Tekirdağ ve yöresi üzümlerinden harmanlanarak elde edilen üzüm suyunun gördüğü talep, şirkete yeni bir yatırım alanının kapılarını daha aralar. Meyve Suyu Tesisi arazisi satın alınır ve ön hazırlıklara başlanır.